ışık
1. Aydınlanmak için kullanılan elektrik"Apartmandaki dairelerin ışıkları kapalı, herkes mışıl mışıl uyuyor olmalı. - Ahmet Ümit"
2. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç"Bir gece yatmışken kalktı, bitişik odaya girdi, ışığı yaktı. - Yusuf Atılgan"
3. isim, Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji; çerağ, ziya, nur, şavk"Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. - Halide Edip Adıvar"
4. mecaz, Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı"Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. - Peyami Safa"
5. mecaz, Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb."Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. - Necati Cumalı"
6. fizik, Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma