ödemek
1. Bedelini vererek bir zararı karşılamak; tazmin etmek
2. -i, Bir alışveriş ilişkisinde, borcu alacaklıya vermek; tediye etmek"Borç varsa benimkidir, onu ödemek ve teşekkür etmek lazım. - Refik Halit Karay"
3. Bir alışverişte alınan şeyin karşılığını alacaklıya vermek
4. Bir iş, bir kuruluş harcanan, yatırılan parayı çıkartmak; ifa etmek"Bu fabrika sermayesini beş yılda ödedi. - "
5. mecaz, Bir işin, bir görevin karşılığını vermek"Emekliye ayrıldıktan sonra keresteciliğe başladı ama eline geçen, alın terini ödemiyordu. - Eflâtun Cem Güney"
6. mecaz, Bir şey karşısında fedakârlık etmek, bir şey elde etmek için özveride bulunmak