çıtlatmak
1. Antep fıstığının kabuğunu aralamak
2. -e, mecaz, Bir kimseye, bilmediği bir şeyden ancak sezdirecek kadar söz etmek"Kim bana bu sevdanın sonu çıkmaz olduğunu hafif yollu çıtlatacak olsa kırılarak karşı çıkıyor, çıtlatana düşman kesiliyordum. - Necati Cumalı"
3. -i, Bir şeyden "çıt" sesi çıkarmak"Asabiyetle parmaklarını çıtlattı. - Aka Gündüz"
4. İş parçalarının bazı yerlerini oyup çıkarmadan makasla kesmek