çöküntü
1. Jeolojik bir olay sonunda bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması; çökme
2. Suyun dibine çöken şeyler
3. ekonomi, Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum; bunalım, kriz, depresyon"Dünya krizi, özellikle de afyon piyasasındaki çöküntü ondan da çok şey götürmüştü. - Tarık Buğra"
4. Çöken şeylerin kalıntısı; enkaz"Depremde çöküntü altında saatlerce, hatta günlerce ölüm korkusu çekmişler gibi bitik, şaşkın, zavallı görünüyorlardı. - Kemal Tahir"