çokluk
1. isim, Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu; çoğul, ekseriyet, kesafet, kesret, teklik karşıtı"Güzel seslere fazla kapılma, onun çokluğu gönül öldürür. - Necip Fazıl Kısakürek"
2. zarf, Sık sık, çokça, çok kez"Ben çokluk ata binmediğim için birkaç ay içinde at toplandı, semirdi ve güzelleşti. - Falih Rıfkı Atay"
3. dil bilgisi, İsimlerin, zamirlerin, iyelik eklerinin ve fiil çekimlerinin belirli dil bilgisel yollarla birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi; çoğul, cem: ağaçlar, biz, evimiz, beş elma, göreceksiniz vb
4. ► çoğunluk"O akşam kibarların geleceğini, smokin hatta frakların çoklukta olacağını söyledi. - Halide Edip Adıvar"