çivilemek
1. mecaz, Aynı noktaya sürekli olarak bakmak"Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi. - Abbas Sayar"
2. -i, mecaz, Bir kişiyi öldürmek
3. -e, Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak; mıhlamak
4. -e, mecaz, Olduğu yerde hareketsiz bırakmak"Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor. - Attilâ İlhan"
5. mecaz, Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek