çarpılmak
1. mecaz, Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak
2. argo, Bir şeye ederinden fazla para ödemek
3. nesnesiz, Çarpma işine konu olmak"Edepsiz herif en şiddetli ceza hangisi ise ona çarpılacaktır. - Etem İzzet Benice"
4. -e, Çarpık duruma gelmek"Yüzü acıyla çarpılmış, bana doğru dönmeye çalışıyor. - Ahmet Ümit"
5. mecaz, Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek"Bir bakış, bir gülüşle çarpılmak işten değil. - Cahit Sıtkı Tarancı"