zül
Arapça ẕull

1. Ayıplanacak şey

"Böyle bir kitaptan bahsetmek benim için zül, muharriri için de bir şereftir. - Asaf Halet Çelebi"

2. isim, eskimiş, ► alçalma

"Şimdi sizin önünüzde bir sadrazamın İngiltere sefarethanesine müracaat etmesi züldür. - Mehmed Zeki Pakalın"

3. ► aşağılaşma