zorlamak

1. Açılması, kırılması, sökülmesi gereken şeyler için güç kullanmak

"Gece kapıyı zorlamışlar. - "

2. -i, Birine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak; zor kullanmak, mecbur etmek, cebretmek

"Bir realite hissi ile değil, bir tarih hissi ile kendimizi zorluyorduk. - Falih Rıfkı Atay"

3. nesnesiz, Üstelemek, ısrar etmek

"Bütün köylü zorladı da bu sefer izin alabildi. - Ömer Seyfettin"

4. mecaz, ► yüklenmek