zirve
Arapça ẕirve

1. mecaz, Bir işte ulaşılan en üst aşama

"Artık otuz dört yaşında, mesleğinin zirvesinde, Antalya’nın tanınmış mimarlarından, aynı zamanda popüler genç bir iş adamıydı. - Mehmet Mollaosmanoğlu"

2. isim, ► doruk

"Ta en üstte, zirvede, güneş alnımızda, kalıntılar bulutlarla yan yana. - Gülsüm Cengiz"