Lexicographia
Türkçe Sözlük
☰
Lexicographia
Dictionaries
Login
Register
About
Contact
yaşlı
1.
Uzun yılları geride bırakmış
"Yaşlı ağaç - "
2.
sıfat
, Yaşı ilerlemiş, kocamış (kimse); ak saçlı, ihtiyar (I), kart (I), koca (II)
3.
sıfat
, Yaşla dolmuş (göz)
"Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı. - Ömer Seyfettin"
Edit yaşlı | Türkçe Sözlük