tartmak
1. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek"Süvari daima dizginleri tartıp kısrağı zapta muktedir olduğunu ihsas etmeli. - Ömer Seyfettin"
2. Bir şeyi avuç içinde sallayarak veya kaldırarak ağırlığını kestirmeye çalışmak
3. -i, Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak
4. mecaz, Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, ölçüp biçmek, hesap etmek"Acaba, bütün bu söylediklerinin altında bir takaza da var mı diye iyice tartıyorum, yok gibi. - Adalet Ağaoğlu"
5. mecaz, Dikkatle incelemek, değer biçmek"Başını ellerinin içine alarak evvela kendini bir tartmak istedi. - Peyami Safa"