takılmak
1. -e, Bir yerde bir süre kalmak"Yolda bir arkadaşına takıldı. - "
2. -e, Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak"Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı. - Osman Cemal Kaygılı"
3. -e, Birinin sürekli peşinden gitmek
4. -e, Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak
5. -e, Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek"İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu. - Haldun Taner"
6. -e, Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek
7. -e, mecaz, Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak"İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır. - Haldun Taner"
8. -e, mecaz, Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak"Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum. - Nezihe Meriç"
9. nesnesiz, Takma işi yapılmak"O gece üst katla bizim odayı birleştiren merdivenin üstüne koca kapak takıldı. - Ayla Kutlu"