sıyırmak
1. mecaz, Akıl sağlığını kaybetmiş olmak
2. Bir şeyin üstündeki örtüyü çekerek almak veya açmak"Genç adam ceketini çıkardı, kolunu sıyırdı, uzattı. - Peyami Safa"
3. Hafifçe dokunarak geçmek"Kurşun başını sıyırıp geçti. - "
4. -i, Hızla sürtünerek veya dokunarak geçen bir şey geçtiği yüzeyden küçük bir parça koparmak, soymak veya o yüzeyin üzerini hafifçe çizmek, yırtmak"Çark elini sıyırdı. - "
5. Kazıyarak, silerek üzerinde veya içinde hiçbir şey bırakmamak"Tabağı sıyırmak. Eti sıyırmak. - "
6. Kılıfında veya kınında bulunan tabanca, kılıç vb.ni çekerek çıkarmak"Kılıcını sıyırdı. - "
7. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak
8. mecaz, Çekip kurtarmak"Hem o kız on gündür, yağmurlarla beraber devam eden çökkünlüğümden beni sıyırıp kurtaracak kudrette mi? - Refik Halit Karay"