sürüklenmek
1. nesnesiz, Bir iş, sonuçlanıncaya kadar boş yere gecikmelere uğramak"Bu dava iki yıl sürüklendi. - "
2. Kendi kendini sürüklemek
3. -e, Sürükleme işi yapılmak veya sürükleme işine konu olmak; kapılmak"Gönlümü dondurdu kimsesizliğim / Yetişir bu yalnız sürüklendiğim - Enis Behiç Koryürek"
4. nesnesiz, Tekne, akıntı ve rüzgârın etkisiyle gelişigüzel hareket etmek, ilerlemek veya yol almak
5. mecaz, İradesi olmadan kendi dışındaki şartlara tabi olup kendini kaptırmak