sokuşturmak
1. mecaz, Belli etmeden kötü bir malı vermek"Manav çürük elmaları sokuşturup çocuğa verdi. - "
2. mecaz, Bir sözü kırıcı olmak amacıyla söylemek"İkide birde başlarında Selman gibi adamlar olduğunu sokuşturuyordu. - Halide Edip Adıvar"
3. -e, Dar bir yere zorla veya iterek sokmak