silmek
1. Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek"Daktilo yanlışlarını iğneyle kazıyarak sildi. - "
2. -i, Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek"Terlemiş gibi alnını elinin tersiyle sildi. - Ömer Seyfettin"
3. mecaz, Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek"Senin gözlerin gönlümü dolduran kara düşünceleri silecek, beni korkulardan kurtaracaktır. - Memduh Şevket Esendal"
4. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek
5. -i, mecaz, Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak"Takımı sahadan silmek. - "
6. nesnesiz, Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak"Türküler çağırarak tahta siliyorlar. - Yusuf Ziya Ortaç"
7. -i, Üzerini çizerek atmak, yok etmek"Defterden adını silmişler. - "
8. mecaz, İlişkisini koparmak, yok saymak