pişmek
1. mecaz, Bir konuyu iyice öğrenmek
2. mecaz, Bunalacak kadar sıcaklık duymak
3. mecaz, Herhangi bir iş için konuşup hazırlanmak
4. Isıtma sonucu belirli bir kullanıma uygun duruma gelmek"Tuğla, çanak çömlek özel ocaklarda pişer. - "
5. Meyve olgun duruma gelmek"Yere düşenlerin beraberce yenmesine önce ses çıkarmadılar fakat yemişler pişip tatlılaşınca iş değişti. - Refik Halit Karay"
6. Pişik oluşmak"Çocuğun apış arası pişmiş. - "
7. nesnesiz, Yiyecek, ateşte, fırında, kaynar suda veya yağda ısı etkisiyle yenilebilir duruma gelmek"Börek geç pişer. - "
8. mecaz, İşe alışıp beceri ve ustalık kazanmak, zorlukları göğüslemek"Ama ticarette küçükten pişmek lazım. - Sait Faik Abasıyanık"