/pekâ:lâ:/
"Pekâlâ bir ev, niçin beğenmediniz? - "
"Pekâlâ gideceğim, siz ne karışıyorsunuz? - "
"Hâlbuki yalının rehinde olduğunu pekâlâ işitmiştim. - Yakup Kadri Karaosmanoğlu"
"Pekâlâ madem biliyordun, ne diye söylemedin? - "
"Gece yarısını geçmiş olmasına rağmen, hiç olmazsa, arkadaşım pekâlâ beni bekleyebilirdi. - Kemal Bilbaşar"