oturak
1. Alçak iskemle"Üstüne konulan tandır oturağı çok kalın ve çok sağlam tahtadan fırınlanarak yapılmıştı. - Ayla Kutlu"
2. sıfat, Bacaklarında veya başka bir yerinde, gezmesine engel olacak bir özrü olduğundan hep evde oturan (kimse); kötürüm
3. Bir şeyin yere gelen tarafı; taban (I)
4. Boru mengenesinin tezgâha oturduğu ve vidalandığı bölüm
5. sıfat, Konargöçer olmayan, yerleşik olan"Seyhun boylarındaki şehirlerde ve köylerde yaşayan oturak Oğuzların da bilhassa Moğol kılıcı altında can vermemek, onlara tutsak düşmemek... - Faruk Sümer"
6. denizcilik, Kürekli teknelerde kürekçilerin oturduğu enli tahta
7. isim, Oturulacak yer veya şey
8. İçkili, çalgılı eğlence