1. isim, Ateş veya kızgın bir şey tutmaya, korları karıştırmaya yarayan iki kollu metal araç"Kahveci ocaktan maşayı kapmış, o da fırlamıştı dışarı. - Çetin Altan"
2. mecaz, Başkasının isteklerini, amaçlarını yerine getirmesini sağlayan kimse; alet"Asıl suçlu, bu maşaya emir verenler. - Aydın Boysan"
3. spor, Bisiklet çatısının ön ve arkasındaki çatal biçiminde, tekerleklerin takıldığı parça
4. Saçları dalgalı, bukleli, kıvırcık duruma getirmek için kullanılan, elektrikli veya ateşle ısıtılan, maşa biçimindeki alet"Maşa ile kıvrılmış gibi dalgalı saçları vardı. - Peyami Safa"
5. Çok küçük şeyleri tutmaya yarayan küçük, kollu araç"Saatçi maşası. - "