kızışmak
1. mecaz, Bir şey hızlanmak, hareketlenmek"Erkekler arasında sahte kadın olup olmadığı üstüne tartışmalar kızıştı. - Lâtife Tekin"
2. Bitkiler, ıslaklık ve mikropların etkisi altında çürürken ısınmak"Ot balyaları kızıştı. - "
3. Hayvan, eş isteme zamanı gelmek; kösnülmek"Aygır kızıştı. - "
4. nesnesiz, Yüksek bir dereceyi bulmak, çok ısınmak
5. mecaz, Zorlu, sert, kızışık bir durum almak"O dönem politik ortam zaten kızışmıştı. - Ahmet Ümit"