kırılmak
1. -den, mecaz, Ağaç, dal üzerinde meyve, çiçek, yaprak çok olmak
2. Bükülerek kat yeri oluşturmak
3. mecaz, Cesaret, umut, onur azalmak, yok olmak"Kapıdan içeri ilk adımını atınca birdenbire cesareti kırıldı. - Peyami Safa"
4. Kendini hasta veya yorgun, bitkin hissetmek"Bana ne oluyor bugün? Donuyorum, her tarafım kırılıyor. - Sait Faik Abasıyanık"
5. nesnesiz, Kırma işine konu olmak, bir veya birçok parçaya ayrılmak
6. Savaş, bulaşıcı hastalık sebebiyle çok sayıda insan ölmek
7. fizik, Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen bir ışın, doğrultu değiştirmek
8. mecaz, Soğuk, rüzgâr vb. eski gücü kalmamak, azalmak, yatışmak