kırık
1. isim, Bir şeyin kırılan yeri"Bunun kırığı neresinde? - "
2. mecaz, Gücenmiş, üzgün"Eşlerde, çocuklarda o üzgün, kırık bakış. - Behçet Necatigil"
3. isim, Kemiğin bir etki ile kırılması"Kolunda kırık yok ama çıkık var. - "
4. isim, Kırılmış bir şeyden ayrılan parça"Cam kırığı. - "
5. sıfat, Kırılmış olan; münkesir"Ahmet hemen heybesini açtı ve makasını, kırık tarağını çıkardı. - İsmail Hakkı Baltacıoğlu"
6. Saf renkten hafif uzaklaşmış"Kırık beyaz. - "
7. Tam nota göre düşük olan (not)"Üç dersten kırığı var. Kırık not. - "
8. isim, Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul
9. isim, ► kırıntı"Ekmek kırığı. - "
10. ► melez"Kırık tazı. - "
11. isim, ağızlardan, Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın