"Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu. - Refik Halit Karay"
"Bu ulu ağaç yerlerde sürüne sürüne kurudu ve etrafını dikenler, ısırganlar bürüdü. - Ahmet Hikmet Müftüoğlu"
"Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın. - Memduh Şevket Esendal"
"Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik. - Hüseyin Rahmi Gürpınar"
"Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu. - Halide Edip Adıvar"