kaçmak
1. Benzemek, andırmak"Bu mavi yeşile kaçıyor. - "
2. Bir yana doğru kaymak"Odanın halısı biraz sağa kaçmış. - "
3. spor, Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak
4. -den, Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak"Kazandan islim kaçıyor. - "
5. nesnesiz, Görünmeden gitmek; savuşmak, sıvışmak"Belki sirayet eder diye korkacaklar ve kaçacaklar. - Burhan Felek"
6. -e, Hızla koşup bir yere saklanmak"Bir tehlike sezdiğin anda hemen eve kaçarsın. - Hüseyin Rahmi Gürpınar"
7. nesnesiz, Hızlı koşmak"Biletlerini memurun elinden kaptı, kaçar gibi gişeden uzaklaştı. - Necati Cumalı"
8. Kaçgöçe uymak"Gelin bir evde kayınbabasından kaçar, güveyi, baldızının yüzünü tanımazdı. - Refik Halit Karay"
9. -den, Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak"Alacaklıdan kaçmak. - "
10. nesnesiz, Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak; firar etmek, gazlamak"Silahını hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor. - Ruşen Eşref Ünaydın"
11. -den, Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak
13. -den, spor, Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak
14. nesnesiz, Yok olmak"Neşesi kaçmak. - "
15. nesnesiz, Yok olmak"Rahatı kaçmak. - "
16. nesnesiz, İpi kopmak"Çorabım kaçtı. - "
17. -e, ► girmek"Kulağına su kaçmış. - "
18. -den, ► kaçınmak"Ben zahmetten kaçmam. - "