1. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla
2. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi"Kasa kim? - "
3. spor, Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı
4. mimarlık, Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve
5. Meyve, sebze koymaya yarayan, tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası; sandık"Barın kapısı önünde bira kasaları yığılmıştı. - Attilâ İlhan"
6. mecaz, Ortak harcamalarda paranın toplandığı kimse"Beyler, şimdi şöyle yapalım; birimiz kasa olsun, bütün harcamaları o yapsın. - Cemil Kavukçu"
7. isim, Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap"Arkaya doğru bir adım atıp sırtını meyhanecinin kasasına dayadı. - Sait Faik Abasıyanık"
8. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer"Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi kasaya ödedi. - Halit Küçüktülü"
9. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça
10. mecaz, Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse"Galip’in ününü İstanbul’da da duymuştu, oldukça fanatik bir tarikatın kasasıydı... - Bülent Özden"