karşılamak
1. -i, Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak; istikbal etmek"Beni karşıladılar ve ağırladılar. - Ahmet Kabaklı"
2. Karşılık olmak, bir şeyin yerini tutmak; tekabül etmek"Herhâlde bu küçük bahçeyi kendi sebze ihtiyaçlarını karşılamak için yetiştirmişlerdi. - Necati Cumalı"
3. Kötü bir şeyi önlemek, durdurmak"Bu ilaç sıtmayı karşılar. - "
5. spor, Rakip takımın veya oyuncunun ataklarını savmak
6. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak"Bu suçlamayı hiç üzerimize almadan karşılar ve hoş görürüz. - Burhan Felek"