karıncalanmak
1. mecaz, Aşırı zihin yorgunluğundan dolayı bir şeyi, bir durumu kavramada zorluk çekmek"Satırlar gözünün önünden silinir, gelecekle ilgili düşüncelerim karıncalanırdı. - Necati Cumalı"
2. nesnesiz, Bir yere, bir şey üzerine karınca üşüşmek
3. Metal yüzeylerde pas yüzünden yer yer ufak delikler oluşmak
4. Verici veya alıcıdaki bozukluk sebebiyle televizyonda görüntü bozulmak
5. Vücudun bir yerindeki uyuşukluktan sonra, kan dolaşımının başlamasıyla o yerde karıncalar dolaşır gibi bir izlenim uyanmak"Adamcağızın ara sıra ayakları karıncalandıkça dolaşacak bir yeri bile yok. - Reşat Nuri Güntekin"