kararmak
1. Ateş sönmeye yüz tutmak
2. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak"Hava iyice kararmış, caddenin bütün elektrikleri yanmıştı. - Peyami Safa"
3. mecaz, Kederlenmek, canı sıkılmak
4. mecaz, Niteliğini yitirmek"Eşsiz hafızası sönüyor, sağduyusu kararıyordu. - Falih Rıfkı Atay"
5. nesnesiz, Rengi karaya dönmek