"Refika, valide, iki kerime kaldık mı biz iki bin kuruş tekaüt maaşına. - Haldun Taner"
"Bugün iş maddesinde kaldık. - "
"Oda duman içinde kaldı. - "
"O aileden bir bu çocuk kaldı. - "
"Bakakalmak. - "
"Donakalmak. Şaşırıp kalmak. Donup kalmak. - "
"Şaşakalmak. - "
"Çiftlik ana babasından kalmış. - "
"Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı. - Tarık Buğra"
"Fatma'nın yemek çantası olmasaydı dün aç kalmıştık. - Falih Rıfkı Atay"
"Kısa bir süre tezgâhın önünde kaldı. - Necati Cumalı"
"Çocukların içinde kalanlar da var geçenler de. - "
"Eniştemizin iptidai kalmış huyları da vardı. - Abdülhak Şinasi Hisar"
"Misafir geldi, gezmeden kaldık. - "
"Arabada yalnız dört çocuk kalmıştı. - Osman Cemal Kaygılı"
"Mahkeme ayın on sekizine kaldı. - Sait Faik Abasıyanık"
"Araba yarı yolda kaldı. - "
"Hemen karargâha yerleşmezsem ne geri dönebilir ne de otelde kalabilirdim. - Falih Rıfkı Atay"
"Amasya'da iken karşılaştığımız vaziyet yalnız Şeyh Recep Vakası ile kalmadı. - Atatürk"
"Tam beş sene benimle beraber kaldı. - Sait Faik Abasıyanık"
"Yalnız dayak atmakla kalmadı, onu işinden de çıkardı. - "