1. Birçok çeşitten birer parça alıp yeni birleşim oluşturma işi"Çay harmanı. Tütün harmanı. - "
2. isim, Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi
3. Bu işin yapıldığı yer veya mevsim"Çocuğum başka çocuklarla beraber harmanda düvene binmiş dönüyor. - Reşat Nuri Güntekin"
4. argo, Esrar içip çakırkeyif olma"Hey polis, diye seslendi sırtını ağaca dayamış, tek bacaklı bir kadın. Hey sana diyorum aynasız, atsana bir ikilik, acayip harmanım bu sabah. - Ahmet Ümit"
5. Herhangi bir şeyin toplu hâlde bulunduğu, işlendiği veya satıldığı yer
6. mecaz, Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer"Yiğidin harman olduğu yer. - "
7. Selüloz açılması aşamasından başlayıp kâğıt veya karton sayfasının meydana gelmesine kadar kullanılan bir veya birkaç kâğıt hamuru ile diğer malzemelerin meydana getirdiği sulu süspansiyon