harcamak
1. -i, Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak; ezmek, sarf etmek"İki maaşımı hastalığına harcadığım talebe, sonbaharla beraber ölmüştü. - Sait Faik Abasıyanık"
2. Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek"Bir bütün günü mutfakta harcayıp çeşitli yemekler yapıyor. - Emine Işınsu"
3. mecaz, Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak"Bir delilik yaptı ve otobüsteki kız uğruna Arzu'yu harcadı. - Muzaffer Uyguner"
4. mecaz, Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek"Çoluk çocuğu uğruna kendini harcadı. - "
5. argo, Yok olmasına, ölmesine sebep olmak