halletmek
/ha'lletmek/
Arapça ḥall + Türkçe etmek
1. Bir cismi bir sıvı içinde eritmek
2. ağızlardan, Bir yemeği yenecek duruma getirmek
3. argo, Cinsel ilişki kurmak
4. -i, Güç görünen bir olay veya duruma çözüm yolu bulmak"Bir arkadaşa, sinema işlerinden anlayan bir arkadaşa bu konuşmayı anlattığım zaman o muammayı halletti. - Nâzım Hikmet"
5. Yoluna koymak, olumlu sonuca bağlamak"Bakınız, tesadüf bunu ne kadar güzel düşünüp halletti. - Memduh Şevket Esendal"