"Bu eserde eski konak ve köşk hayatının hesapsız, bilgisiz ve hafif insanlar elinde nasıl ve niçin yıkıldığı hikâye edilmek istenmiştir. - Şerif Aktaş"
"Hafif esen serin rüzgâr üşümesine neden olmuştu. - Can Güzel"
"Yaprakların hafif iniltisi içinde, çalılıklar arasından geçerek denizaltının demir attığı koya doğru yaklaşıyoruz. - Esat Mahmut Karakurt"
"Şöyle ne bileyim, kadınların yapabileceği işler arayın, hafif işler… Yoksa hademelik sizin gibi ince, hafif nahif kadınların kârı değil. - Bekir Sıtkı Kunt"
"Dışarıda yanan lambanın aydınlığıyla burası hafif bir karanlık içindeydi. - Memduh Şevket Esendal"
"Onlar da akşam yemeğini pek hafif yerlerdi. - Sait Faik Abasıyanık"
"Kendimi bugün çok hafif hissediyorum. - "
"Mustafa Kemal meraklıdır; dükkânın içini görmek istiyor, giriyor, raflarda birtakım hafif eşya var. - Afet İnan"
"Hafif bir meyilden indik. - Hüseyin Rahmi Gürpınar"
"Bu takdirde en hafif ceza dahi, o cezaya çarptırılmış olanı, en büyük bir cezaya maruz kalmış gibi incitir. - Refik Korkud"