gerilmek
1. Gergin bir biçimde açılmak"Gülmek istedim, dudaklarım titreyip gerildi. - Aka Gündüz"
2. nesnesiz, Germe işi yapılmak, gergin duruma gelmek, belirli bir uzama ile çekilmek"Koltuğunda şöyle bir gerilmiş, gülümseyerek yüzüme bakıyordu. - Yusuf Ziya Ortaç"
3. mecaz, Kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek
4. mecaz, İlişki ve davranış bozulacak duruma gelmek