AboutContactTermsPrivacy

© 2026 Lexicographia. All rights reserved.

Lexicographia
Türkçe Sözlük
Lexicographia
Dictionaries
Login
Register
About
Contact
geniş

1. Alanı büyük olan; makro, dar karşıtı

"Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi. - Osman Cemal Kaygılı"

2. Bol olan (elbise)
3. sıfat, Eni çok olan; enli, gen (I), vâsi

"Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu. - Peyami Safa"

4. Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın olan; makro

"Geniş anlamlı. - "

5. mecaz, Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat olan

"Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu. - Attilâ İlhan"

6. mecaz, Çok fazla

"Geniş iş alanları sağlandı. - "