"O gün için oraya eğreti olarak getirilmişe benziyordu. - Attilâ İlhan"
"Ayakları karada ama eğreti duruyorlar rıhtım taşları üzerinde. - Zeyyat Selimoğlu"
"Konuk kadının durgunluğu evdeki tedirginliktendi, iğne üstünde oturuyormuşçasına eğretiydi duruşu. - Burhan Günel"
"Eğreti diş. Eğreti bacak. - "
"Her işi eğreti yapar oldun, her işi ucundan tutar oldun. - Sâmiha Ayverdi"