eski
2. isim, alay yollu, Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz"Mebus eskisi. Müdür eskisi. - "
3. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan
4. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan"Eski öğretmen. - "
5. Yeni olmayan, kullanılmış olan; müstamel
6. isim, Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey"Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum. - Halit Ziya Uşaklıgil"
7. sıfat, Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan; ezelî, ihtiyar (I), yeni karşıtı"Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? - Nurullah Ataç"
8. ► önceki"Bu durumun eski sevgilinin onurunu kırması doğal. - Ayla Kutlu"