ekmek
1. -i, Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
2. mecaz, Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak"Fesat tohumları ekenler kötü insanlardır. - "
3. argo, Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek; savuşmak, atlatmak"Lale ile Günnur kendilerini ektiğim için müthiş içerlemişler. - Haldun Taner"
4. argo, Parayı boşuna harcamak
5. Toprağı ekip biçmek için kullanmak"Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor. - Memduh Şevket Esendal"
7. -e, ► serpmek"Yemeğe biber ekmek. - "
8. isim, Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek; nan, nanıaziz"Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş. - Yusuf Ziya Ortaç"
9. mecaz, İnsanı geçindirecek iş; kazanç"Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi. - Necati Cumalı"
10. ► yemek (I)"Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse. - Tarık Buğra"