düzen
1. ağızlardan, Alet edevat takımı
2. isim, Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum; nizam, sistem"Bilhassa toprak ve silah meselelerinin bir düzene konmasını, hem de tezelden istediler. - Fikret Otyam"
3. ağızlardan, Bez dokuma tezgâhı
4. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi; rejim
5. mecaz, Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar; komplo
6. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanmış hâli; konsept
7. Sıralanış biçimi; tertip, kombinasyon"Evin en bozuk düzeninde bile hastalığa mahsus birtakım aletler vardır. - Reşat Nuri Güntekin"
8. mecaz, Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan; dolap, fırıldak, kapan (I), kapanca (I), komplo, üçkâğıt
9. toplum bilimi, Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri"Orta hâlli ailelerin kurduğu bu düzende herkesin bacası tüten, kapısı çalınan bir evi var. - Nezihe Meriç"