"Ancak delikanlı, kargının sapını yere gömüp ucunu ata doğrultarak hasmının saldırısını engelliyordu. - İhsan Oktay Anar"
"Aralarında bellerini doğrultamayacak kadar yaşlıları da vardı. - Tarık Buğra"
"Yanlışları doğrultmak. - "
"Bütçemizi doğrultur, pansiyoner olmaktan vazgeçeriz. - Attilâ İlhan"
"Karşıki tepeye bakarak yolu doğrultup geldim. - "