doğaçlama
1. zarf, Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi; doğaçtan, doğmaca, irticalen, irticalî, emprovize"Birtakım hatiplerin yazılı bir şeye bakmadan doğaçlama söz söylediğini görünce şaşakaldım. - İsmail Hakkı Baltacıoğlu"
2. isim, Doğaçlamak işi; emprovizasyon
3. tiyatro, Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun; tuluat