donmak
1. mecaz, Beklenmedik bir durum karşısında birden hareketsiz kalmak"Salonun içinde kimse kımıldayamadı. Hepsi olduğu yerde dondu. Taş kesildi. - Ömer Seyfettin"
2. Bitki soğuktan zarar görmek, yararlanılmaz duruma gelmek
3. fizik, Eriyik durumda bulunan bir metal katı duruma geçmek
4. mecaz, Gelişmemek, yeniliklere açık olmamak"Bütün kafaların donmuş, taşlaşmış olmasını istiyorlar. - Çetin Altan"
5. Kimyasal bir etki ile katılaşmak"Çimento ve alçı çabuk donar. - "
6. nesnesiz, Sıvı, soğuğun etkisiyle katı duruma gelmek; buymak
7. Yaşamını yitirmek, soğuktan ölmek"Arabacım neredeyse donmak üzereydi. - Kenan Hulûsi Koray"