dinlenmek
1. Bazı yiyecek ve içecekleri, tadını arttırma, kolay pişmesini sağlama vb. sebeplerle bir süre bekletmek
2. nesnesiz, Güç kazanmak için çalışmaya ara vermek, yorgunluğunu gidermek; soluklanmak, istirahat etmek"Pervin biraz dinlendikten sonra ayağa kalktı. - Peyami Safa"
3. nesnesiz, Dinleme işine konu olmak"Dinlenmediğini zannetmesine onun galiba canı sıkılmıştı. - Reşat Nuri Güntekin"
4. Önemsenmek, öğüdü yerine getirilmek"Sözüm dinlendi. - "