dikmek
1. -i, Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek"Doldurmasıyla kadehini dikmesi, gözünü kırpmadan tek yudumda devirmesi bir oluyor. - Attilâ İlhan"
2. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek"O günden sonra kapıya diktiği bir bekçiye iş çıkışları işçilerin üstlerini arattı. - Lâtife Tekin"
3. -e, Bir cismi dik olarak durdurmak"Bir yere direk dikmek. - "
4. spor, Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak"Oyuncu topu penaltı noktasına dikti. - "
5. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak
6. Yapı kurmak, inşa etmek
7. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek"Boş toprağa bir koru dikseniz otuz yılda gölge verir. - Falih Rıfkı Atay"
8. -i, Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak"Giysi dikmek. - "