dağılmak
1. mecaz, Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak; fesholunmak, münfesih olmak
2. mecaz, Birliği, beraberliği bozulmak"Golü yiyince takım dağıldı. Babanın ölümünden sonra aile dağıldı. - "
3. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek
4. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak"Siyah saçları hare hare suyun yüzüne dağıldı. - Cahit Uçuk"
5. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak"Kentin eski merkezindeki evler kendiliğinden yıkılıyor, bahçe duvarları dökülüp dağılıyordu. - Ayla Kutlu"
6. nesnesiz, Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak"Zaten arkadaşlarımın her biri bir yana dağılmıştı, - Ahmet Ümit"
7. mecaz, Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak