dağlamak
1. mecaz, Acısı yüreğine işlemek
2. Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak"Kızgın maşa demirini al da kollarını dağla dese dağlayacakmışım. - Osman Cemal Kaygılı"
3. -i, Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak
4. mecaz, Çok sıcak, soğuk veya acı bir şey yakmak"Soğuk yüzünü dağladı. Biber ağzını dağladı. - "