dalga
1. mecaz, Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri
2. Bir yüzeydeki kıvrım"Geniş dalgalarla uzanıp giden ovaların yüzünde ne bir köy görünüyor ne de ufacık olsun bir ağaç. - Memduh Şevket Esendal"
4. isim, Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket"Dışarıda nemli bir rüzgâr esiyordu, dalgalar durulmamış, yalnız biraz ağırlaşmıştı. - Azra Erhat"
5. argo, Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu
6. argo, Geçici aşk ilişkisi
8. argo, Gizli iş, dalavere"Film çevirme dalgasıyla para kazanıyorlardı. - Sait Faik Abasıyanık"
9. Hava, moda, sağlık vb. alanlarda belirli bir süre gelip etkisini gösteren geçici durum"Sıcak dalgası. Aerobik dalgası. - "
10. Saçların kıvrım genişliği
11. fizik, Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi"Kısık sesinin her dalgası içimi korkunç bir acıyla tırmalıyor. - Halide Edip Adıvar"