daire
/da:ire/
Arapça dāʾire
1. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri; oda, ofis"Eskiden hem bir dairede beraber bulunmuşlar hem de silah arkadaşlığı etmişlerdi. - Refik Halit Karay"
2. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm"Yemeği, selamlık dairesinin üst katındaki yemek salonunda yediler. - Memduh Şevket Esendal"
3. matematik, Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası
4. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı
5. isim, Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri"Bu koskoca binanın, pasajın arka tarafında bir kısım daireleri ayrıca kiraya verilmiş. - Halit Fahri Ozansoy"
6. müzik, Saz takımında usul vurmaya yarayan tef
7. mecaz, Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü"Serkeşliklerden vazgeçerek edep ve itaat dairesine dönünüz! - Necip Fazıl Kısakürek"